| Ben Öğretmenim |
|
Ben öğretmenim Ciğer parenizi teslim edip eskilerin ifadesiyle “Eti senin kemiği benim “ dediğinizin öğretmen. Nicelerinin bir maşuka gönül bağlayıp senelerce onun adına her türlü minnete katlanırken, gönlünü öğrencilerine kaptırmış, gönülden gönüle yol bulmanın ızdırabını yaşamış öğretmen. Ben öğretmenim Ciğer parenizi teslim edip eskilerin ifadesiyle “Eti senin kemiği benim “ dediğinizin öğretmen. Nicelerinin bir maşuka gönül bağlayıp senelerce onun adına her türlü minnete katlanırken, gönlünü öğrencilerine kaptırmış, gönülden gönüle yol bulmanın ızdırabını yaşamış öğretmen. Gül dermek, gül koklamak adına çoğu kere elini gübreye daldırmış, nahoş kokulardan tiksinmeyerek gül bitirmenin, gül koklamanın, gül dermenin idraki ile dikene de katlanmış öğretmenim. Bütün varlığını kendisine bakan masum çehrelerde bulmuş, onların gözlerindeki samimiyetle, dudaklarındaki tebessümle her gün yenilenmiş öğretmenim. Çoğu kere ızdıraplarını içine gömen, sınıftan içeri girdiğinde ona bakıp ondan bir şey bekleyenlere saygısızlık olmasın diye acılarını içine akıtan ve onlarla hem hal olan öğretmenim. Geçen zamana rağmen öğrencileriyle geçirdiği birlikteliği hayatının en verimli vakitleri gören, ilahi affa ve lutfa mazhar olma vesilesi sayacak kadar kıymet verdiği; öğrenci sevdalısı öğretmenim. Biyolojik olarak sahip olabileceğiniz çocuklara rağmen, kan bağı olmadan gönlünüze girerek size bir evladın göstereceği saygıdan çok daha ötesini tattıran, güzel insanlara hitap etme fırsatının bahşedildiği öğretmenim. Öğretici konumunda iken aslında öğrettiklerinden çok daha fazlasını öğrencilerinden öğrenerek başka bir nimeti mazhar olmanın cilvesini tadan öğretmenim. Vefanın, kadirşinaslığın, saygının, sevginin, içtenliğin, en deruni yansımalarını gördüğüm o güzel öğrencilerimi her zaman hayırla dua ile yad eden öğretmenim. Onlarsız hep eksik kaldığımı düşündüğüm, Mevlana’yı Mevlana yapanın Şems olması gibi talibin talep ettiği şeyle, talep ettiği Zatı da talebiyle ulvileştirdiği öğretmenim. Mesai algısının onlarla değiştiği, vazifenin bir lezzete dönüşüp sohbetin her dem tadına varıldığı, yüreklerinin sıcacık muhabbetle yoğrulduğu öğrencilere hitap edebilme imkanına kavuşmuş öğretmenim ben. Bir heykel tıraşın sanatına gösterdiği ilgi ve sabır sonrası ortaya çıkan heykel, bir ressamın paletindeki renkleri fırça darbeleriyle kağıda yansıtmasıyla oluşan şaheser, bir marangozun günlerce üzerine titreyerek inşa ettiği bir eser ne denkli kıymet ifade ederse, yılarca değer verdiği; bazen bir anne bazen bir baba şefkatiyle öğrencilerini severek onların ruhlarına ve gönüllerine girme gayretinde olan öğretmenim ben. Öğrencilerinde yakaladığı her başarıyı alkışlayan, onların sevinçlerini paylaşan dertleriyle dertlenen onlar hakkında hep ümitvar olan öğretmenim ben. Çok uzak diyarlardan gönderilen bir selamı, bazen birkaç satırlık hal hatır mektubunu, çoğu kere bir tebessümü, sıcak bir gönül sohbetini, başarılarından haberdar edilmeyi,”özledim” muhtevalı birkaç cümleyi hediyelerin en alası olarak takdir eden öğretmenim. Bazen sevindiğim, bazen üzüldüğüm, bazen kızdığım, bazen kırıldığım, bazen anlaşılamadığım, ama asla onlardan vazgeçemediğim öğrencilerim. Hayatıma girerek tanıma lutfuna ulaştığım güzel öğrencilerim… İyi ki sizleri tanımışım.
|